Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi, 19 Aralık’a kadar infazı yakılan ve hasta olan tutuklular için alanlarda olacaklarını belirterek, dayanışma çağrısı yaptı.

Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ), cezaevlerindeki hasta tutuklular tahliye edilmemesi ve infaz yakılmasına ilişkin Bakırköy Cezaevi önünde açıklama yaptı. “İnfaz yakmalara son. Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” pankartının açıldığı açıklamada, sık sık, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur” ve “Devrimci irade teslim alınamaz” sloganları atıldı.

Tecrit derinleşti

TDİ üyesi Ertan Çıta, pandemi sürecinde cezaevlerindeki hak ihlallerinin en üst boyuta çıktığını belirterek, tutukluların dışarıyla olan iletişim kanallarının kısıtlandığına söyledi. Çıta, “Tutsaklar üzerindeki tecrit hiç olmadığı kadar derinleştirildi” dedi. Son dönemde “iyi halli olmadığı” gerekçesiyle tutukluların infazlarının yakıldığına dikkati çeken Çıta, tahliyelerin cezaevi yönetimlerinin “keyfi” kararlarına bırakıldığını vurguladı. Çıta, “Hapishanelerde her türlü baskı, tecrit, işkence ve kötü muamele uygulamalarını artıran devlet, infaz yakma politikasıyla açık ki içeri girenin dışarı çıkamadığı, hukukun hiçbir biçimde işlemediği bir düzeni hakim kılmaya çalışıyor” diye konuştu.

İnfazı yakılan tutuklular  

Tutukluların mücadeleleri sonucu kazandığı birçok hakkın ellerinden alındığını ifade eden Çıta, işkence ve kötü muamelenin arttığını dile getirdi. Çıta, “Bu saldırılar ve keyfi uygulamalar bir yandan pandemi aracılığıyla meşrulaştırılmaya çalışılırken, bir yandan da bu durum sorgulanamaz kılındı. Devlet, tutsakların iradesini teslim almaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Çıta, infazı yakılan tutukların durumuna değinerek, “Disiplin soruşturmaları ve infaz yakmalar artık sudan bahanelerin birer gerekçesi olarak tutsaklar üzerinde birer cezalandırma aracına dönüştü. Şu an 60’ın üzerinde tutsak tahliyesi geldiği halde infazı yakılarak tahliye edilmedi.”

Hasta tutuklular

Pandemi sürecinde hasta tutukluların yaşadıkları ihlallerin de arttığını söyleyen Çıta, “Doğru ve sağlıklı bir yöntemle yürütülemeyen pandeminin tüm faturası içerdeki tutsakların canı ve sağlığıyla ödeniyor. Hasta tutsakların tahliyeleri ya hastane ya Adli Tıp Kurumu (ATK) ya da savcılık engeline takılıyor. Hastanelerden tutsakların onca zorlukla alabildikleri raporlar çoğu zaman siyasi tutumla karar veren ATK tarafından kabul edilmiyor. Kabul edilse ve ATK raporu alınabilse dahi bu raporla verilmesi gereken tahliye kararı ‘toplum güvenliği bakımından tehlike’ bahanesiyle uygulanmayabiliyor. Son 6 yılda ‘veda’ hakkı bile tanınmayan en az 103 tutsak hapishanede yaşamını yitirdi. ‘Toplum güvenliği’ bahanesiyle tutsakların canlarının ‘tehlikede’ olduğu ortadadır” şeklinde konuştu.

Eylemler sürecek

İnfaz yakmalar ve hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek mücadelelerini sürdüreceklerinin altını çizen Çıta, 19 Aralık’a kadar alanlarda “infaz yakmalara son”, “hasta tutsaklar serbest bırakılsın” diyeceklerini kaydetti. Çıta, “Tutsakların tecrit duvarlarının arkasına gömülmesine ve tüm yaşamın hücreleştirilmesine izin vermeyeceğiz. Hapishanelerdeki baskı, saldırı ve işkenceye karşı toplumun her kesimini içerideki tutsakların dışarıdaki sesi olmaya, mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” dedi.

Mezopotamya Ajansı