Tutsak bulunduğumuz Elazığ Hapishanesinden hepinizi sım sıkı dirençle selamlıyoruz. İyi olmanızı temenni ediyoruz. Sizlerinde tanıklık ettiği üzere 22 Ağustos tarihinde evlerimize gerçekleşen baskınlar kapsamında gözaltına alınarak tutuklandık. Egemen hakim sınıfların ezilen sınıf, ulus, cins, mezhep ve azınlıklara karşı tahakkümlerini yoğunlaştırdığı muhalif kesime dönük gözaltı ve tutuklama furyasını tırmandırdığı bu süreçte bizlerin tutuklanması da elbette tesadüf bir durum değildir. Dışarıda baskı ve zulmü derinleştirildiği bu süreçte, hapishanelerde de tecrit koşulları giderek ağırlaşmaktadır.

Tutsak bulunduğumuz Elazığ hapishanesinde yaşanan durumları sizlerle paylaşmak ve bu saldırıları gündemleştirmenin elzem olduğu fikrindeyiz. Daha önce yazmış olduğumuz mektuplarda hapishanenin ilk koşullarını kısmi olarak paylaşmıştık. Hapishanede dışarı ile iletişim kurma noktasında ciddi güçlükler yaşıyoruz. Açık görüşler iki ayda bir gerçekleşirken aile dışında arkadaş görüşçüsü yazma durumumuz bulunmamaktadır. Öncesinden haftada iki gün olan mektup alımları son süreçte bir güne indirildi. Bir güne indirilmesine karşın mektupların bizlere ulaşması uzun zaman almaktadır. Hapishane idaresi tarafından el konulan mektuplarda bulunmaktadır. Görüşlere çıktığımız zamanlarda ayakkabı kontrolü yapılıyor, ayakkabılarımızı kontrol etmek adına ayakkabılarımızı çıkarmamamız isteniyor. Bu duruma karşı yürüttüğümüz tartışmalara ve ayakkabılarımızı çıkarmamamıza karşı tutanak tutularak idari cezalar uygulanıyor. Son iki haftada ise kimlik uygulaması baş göstermeye başladı. İdare ile yapılan görüşmelerde hapishane kimliklerini taşımayı reddettiğimizi ve bu kimliklerin gardiyanlar tarafından taşınması gerektiğini ifade etmiştik. Bu durum hapishane idaresi tarafından kabul edilmişti.

Fakat son süreçte yeni uygulama ile kimlikleri bizim taşımamız isteniyor. Taşımadığımız takdirde görüşlere, revire, etkinliğe çıkmamız engelleniyor. Sağlık sorunu yaşayan arkadaşlar bulunmasına karşın 15 günde bir gerçekleşen revirlerde hastaneye sevkler pek mümkün olmuyor. Mümkün olduğu koşulda ise kelepçeli muayene gerçekleştirmek isteniyor. Kelepçeli muayeneleri reddedişlere karşı muyane gerçekleşmiyor ve yine idare cezaları uygulanıyor. Verilen idari cezalar ise en üst sınırda uygulamaya konuluyor ve bir biri ardına uygulanıyor. Cezaların bir biri ardına uygulanmasından kaynaklı aylardır devam eden iletişim yasakları olmak ile birlikte kişilerin dışarı ile iletişim kurması engelleniyor. Bu noktada idare ile görüşmeler yapılmış verilen cezaların arasına belli bir süre tanınması talep edilmiş ve bu talep olumlu karşılanmıştı, fakat somuttaki karşılığı öyle olmadı. Koğuşumuzda bulunan bir kadın yoldaşın iki aydır devam eden bir iletişim yasağı vardı. İletişim yasağının bittiği gün hemen hücre cezası uygulandı ve 11 gün süre ile hücreye götürüldü. Bu durumla ilgili idare ile görüşmeler yaptığımızı söylememize karşın durum değişmedi. Yaşanan bu hukuksuzluğu protesto ettiğimiz için ise idare tarafından 14 kişilik koğuşumuzda 11 kişiye tutanak tutuldu ve ceza uygulanacağı ifade edildi.

Sizlerinde bildiği üzere tecrit koşulları yoğunlaşıyor ve hapishaneler baskı cenderesinde öğütülmek isteniyor. Bunun bir ayağını da son süreçte oldukça gündemleşen ve tarihsel bir geçmişe, bununla beraber direnişe sahip olan ‘’Tek Tip Elbise’’ uygulaması oluşturuyor. Geçtiğimiz günlerde koğuşumuza dönük gardiyanlar ve hapishane yönetimi tarafından iki kere arama gerçekleştirildi. Gerçekleşen ilk arama sonrası siyah tişört ve siyah taytlara el konuldu. Yürütülen tartışmalara karşı somut hiçbir açıklama yapılmadı.Siyah kıyafetlere el konulmasının ardından gardiyanlar ve kadın askerler tarafından ikinci arama gerçekleştirildi.Oldukça ince gerçekleşen arama( tuzlukların dahi içine bakılarak)sonrası bu seferde yine hiçbir açıklama yapılmadan bütün beyaz kıyafetlere el konuldu.El konulan beyaz kıyafetlerin bir kısmı iade edilirken bir kısmı iade edilmedi.

Yayınların elimize ulaşması noktasında da sıkıntı yaşıyoruz.Sizlere hapishanede gelişen durumları açıklamaya çalıştık.Burada bulunan tüm kadın yoldaşların selamlarını iletiyoruz. Kendinize çok iyi bakın, dikkat edin. Hepinizi çok seviyoruz. Gazeteyi düzenli olarak yollayabilirseniz seviniriz’’

Hoşçakalın…….

 

Elazığ hapishanesinde bulunan SMF tutsakları

Dersim Konak, Gizem Yamaç ve Çiğdem Kılınç

 

Halkın Günlüğü