Paramazlar ve Suphi’lerden sonra enternasyonal proletaryanın kızıl bayrağını Türkiye-Kuzey Kürdistan’da göndere çeken Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’nın Amed işkencehanelerinde katledilişinin 48’inci yılındayız. Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya şahsında başta mayıs ayında yitirdiklerimiz olmak üzere dünyada ve coğrafyamızda bağımsızlık, özgürlük, devrim, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde sonsuzluğa uğurladığımız tüm ölümsüzlerimizin devrimci hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.

Kaypakkaya yoldaşın ölümsüzlük yıldönümü dolayısı ile devrim kuşağımızın önderleri ve kutup yıldızları olan Mahir Çayan, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Sinan Cemgil, Mazlum Doğan, Hakki Karer, Dörtler, Ulaş Bayraktaroğlu, Hasan Ocak, Armenak Bakırcıyan, Nubar Ozanyan, Meral Yakar, Berna Ünsal, Barbara Anna Kistler şahsında devrim ve komünizm mücadelesinde yitirdiklerimizi bir kez daha anıyor, kavgaları kavgamızdır diyoruz.

Mustafa Suphi TKP’sinden sonra coğrafyamız sınıf hareketi 50 yıl boyunca deyim yerinde ise çoraklaştırılmıştır. Avrupa’da gelişen 68 hareketi her yerde olduğu gibi coğrafyamızda da yankısını bularak güçlü bir toplumsal mücadelenin yeniden boy vermesini sağladı. Coğrafyamızda büyüyen 68 gençlik hareketi giderek kendi sınırlarını aşarak genel bir toplumsal mücadele muhtevasına bürünüyordu. Uluslararası boyutta yaşanan ve başını SBKP ile ÇKP’nin çektiği ideolojik mücadele ve saflaşma coğrafyamız gençlik hareketini de etkileyerek politik yönelimini belirliyordu. Bu süreçte Başkan Mao önderliğinde gerçekleştirilen Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin muazzam etkisi coğrafyamız gençlik ve sınıf hareketinin şekillenmesinde tayin edici bir rol oynamaktaydı.

71 devrimci çıkışı tamda bu nesnel zeminde olgunlaşarak coğrafyamız sınıf hareketinde yeni bir nitel durumu ifade ediyordu. Coğrafyamızın sınıf mücadelesine egemen olan reformizm, revizyonizm, pasifizm ve sosyal şovenizm 71 devrimci çıkışıyla tuzla buz ediliyordu. 71 devrimci çıkışıyla coğrafyamız sınıf mücadelesi yeniden devrimci rotaya sokuluyordu. Mahirler, Denizler ve İbrahimler önderliğinde gelişen 71 devrimci çıkışı burjuva sınırları devrimci iktidar perspektifi ve cüretle parçalayarak sınıf mücadelesinin gelişeceği devrimci rotayı belirliyordu.

Siper Yoldaşlığı ve Feda ruhunda Cisimleşen 71 Devrimci Çıkışı

71 devrimci çıkışının temel ve bugün de feyiz alarak kuşanmamız gereken yanlarından biri kuşkusuz ki siper yoldaşlığı ve tereddütsüz feda ruhudur. 71 devrimci çıkışıyla bizzat sınıf mücadelesinin keskin zemininde mayalanan siper yoldaşlığı ve feda ruhu Denizlerle darağaçlarında, Mahirlerle Kızılderede ve Kaypakkayalarla Vartinikte halklarımızın belleğine kazınarak devrimci bir manifestoya dönüşüyordu. Devrim ve halkın çıkarlarını merkeze koyarak nakış nakış işlenen siper yoldaşlığı ve feda ruhu dün olduğu gibi bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. 71’de mayalanan siper yoldaşlığı ve feda ruhu bugünün devrimcilerinin sıkı sıkıya sarılması ve daha da pekiştirmesi gereken temel devrimci görevlerden biridir.

Kopuş İçinde Kopuş ve İbrahim Kaypakkaya

71 devrimci çıkışının içinden İbrahim Kaypakkaya yoldaşın aynı zamanda nitelik olarak 71 devrimci çıkışını da aşarak bir kopuş gerçekleştirdiği ve MLM düzeyini temsil ettiği belirtilmek durumundadır. Başta uluslararası alanda yaşanan ideolojik saflaşmada takındığı net tutum olmak üzere ortaya koyduğu bütünlüklü temel görüşlerle coğrafyamızda proleter devrimci teori ve çizgiyi temsil etmiştir. Bilimsel sosyalizm savunusu başta olmak üzere, devletin niteliği, Kemalizm, resmi tarih, sınıfların tahlili, milli mesele, Komünist parti ve cephe anlayışı, kitle çizgisi, dost düşman ayrımı gibi temel meselelerde Kaypakkaya yoldaş kopuş içinde kopuş gerçekleştirerek proleter devrimci çizgiyi bayraklaştırmıştır. Bu bağlamda küçük burjuva devrimciliğini aşamayan dönemin egemen sol ve devrimci atmosferinden nitel bir kopuş gerçekleştirerek MLM teori ve pratiği temsil etmiştir.

O döneme kadar egemen olan bütün gerici tabular İbrahim Kaypakkaya’nın devrimci neşteriyle yerle bir edilmiştir. Burjuva aydınlanmacılığı, burjuva medeniyet paradigması, resmi tarih, Kemalizm ve milli mesele gibi sol hareketin üzerinde kambur olan tüm paradigmalar Kaypakkaya’nın diyalektik devrimci yöntemi ve devrimci tarih anlayışı ile paramparça edilmiştir.

Kaypakkaya Çizgisini Doğuran İdeolojik Zemin ve Maddi Koşullar

İbrahim Kaypakkaya’nın proleter devrimci çizgisi, evrensel MLM ilke ve amaçları temsil eden, bunlardan feyiz alan ve kendi somut gerçekliğine uyarlayan enternasyonal nitelikte proleter devrimci bir güzergahtır. Kaypakkaya’nın tüm tespit ve görüşleri, özet olarak teorik, ideolojik, siyasal, kültürel ve örgütsel tüm savunuları enternasyonal nitelikte proleter devrim ilkelerinde anlam bulur. Bu enternasyonal proleter devrimci ilkelerden kopartılan bir Kaypakkaya savunusu asla doğru olmadığı gibi devrimci bir perspektiften de yoksun, çarpık bir savunudur. Bu bağlamda, Kaypakkaya’nın proleter devrimci çizgisi ve doğrultusunu verili tarihi şartlara hapseden bir savununun eklektik ve oportünist olduğunun altını çizmek isteriz.

Kaypakkaya’nın proleter devrim çizgisi, coğrafyamızın sınıf hareketinden yalıtık değildir. Bilakis, coğrafyamızda yaşanan toplumsal çelişkiler, siyasal gelişmeler ve pratikler somut tahlil ve sentezlerine dayanak oluşturur. Kaypakkaya’nın görüşleri bizzat bu somut siyasal gelişmeler ve mücadeleler içinden olgunlaşarak gelişti. Kaypakkaya’nın somut tahlil ve fikirlerinin olgunlaşmasında şanlı 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin belirleyici bir rol oynadığını vurgulamak gerekir.

Kaypakkaya’nın proleter devrim çizgisi ve çıkışı, toplumsal zemin olarak coğrafyamızdaki yoğun işçi, köylü ve öğrenci mücadeleleri içinde nesnel zemin bulurken, teorik muhtevada ise MLM eserlerin çevirilerinin yapılarak okunması da belirleyen bir etken oluyordu. MLM eserler temelindeki teorik kavrayış, evrensel ölçekte gelişen devrimler ile birlikte, Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin etkilerini doğrudan taşıyordu. Kaypakkaya’nın hareketimiz, “Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin” ürünüdür belirlemesi bu çıplaklığı net olarak ifade etmektedir.

Kaypakkaya’nın Proleter Devrim Çizgisi ve Cüretini Kuşanarak Var Gücümüzle Sınıf Mücadelesinin Engin Denizine Atılalım!

Enternasyonal muhtevada ve coğrafyamızda sınıflar mücadelesi yeni boyut, düzey, birikim ve dinamikler kazanarak ve yeni biçimler alarak keskinleşerek yoluna devam ediyor. Yine enternasyonal muhtevada olduğu gibi coğrafyamız somutunda da proleter devrim hareketinin gelişen sınıf mücadelesi karşısında yetersiz kaldığı, önderlik edemediği ve belli ideolojik ve siyasal kusurlar taşıdığı devrimci bir dürüstlük ve berraklıkla ifade edilmek durumundadır. Bu bağlamda enternasyonal düzeyde ve coğrafyamızda MLM teorinin devrimci diyalektik bir perspektifle yeniden ve daha ileri bir düzeyde temsil edilmesi ve gelişen sınıf mücadelelerinde önderlik edecek maddi bir olguya dönüştürülmesi proleter devrimcilerin önündeki temel devrimci yönelim ve görevlerden biridir.

Sınıflar mücadelesinin her açıdan keskinleştiği bu tarihsel kesitte, Kaypakkaya’nın proleter devrim çizgisi ve cüretini kuşanarak başta ideolojik olmak üzere her açıdan burjuvazi karşısında konumlanmak ve sınıflar mücadelesinin nesnel devrimci yasalarına uygun somut programlar, siyaset, yönelim, taktikler ve araçlarla mücadeleyi geliştirmek elzem bir durum olmakla birlikte önümüzdeki temel devrimci görevlerden biridir. Bu anlamda birlikler, ittifaklar ve cephe siyaseti tayin edici bir yerde durmaktadır. “Hedefi dar cepheyi geniş tut” devrimci siyaseti merkeze koyularak halk sınıf ve tabakaları içinde yer alan bütün toplumsal dinamiklerin burjuvazi ve somutta faşist AKP/MHP iktidarı karşısında birleştirilerek toplumsal kurtuluş mücadelesinin büyütülmesi sürecin nesnel ve devrimci yönelimidir.

Popülizmi değil, sınıf mücadelesinin nesnel yasalarını ve devrimci gerçekleri, niceliği değil niteliği ve anti Marksist burjuva savunuları değil, MLM bilimsel teoriyi kuşanarak sınıf mücadelesinin engin denizine var gücümüzle atılalım!

48’inci yılında Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya şahsında demokrasi, devrim, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde yitirdiklerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.

Kavgaları Kavgamızdır!

 

SOSYALİST MECLİSLER FEDERASYONU

17 Mayıs 2021