Dersim’in Ovacık Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Seferihisar Belediyesi ve İzmir Yerel Tohum Topluluğu’nun katkılarıyla 12-13 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Ovacık Tohum Takas Etkinliği büyük bir ilgiyle sona erdi. Etkinlik kapsamında paneller, forumlar, atölye çalışmaları, konserler ve tohum takası gerçekleştirildi. Etkinliğe Nilüfer Belediyesi, Tekirdağ Belediyesi, Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Seferihisar Can Yücel Tohum Merkezi ile Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden ve Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden akademisyenler, kooperatifler, ODTÜ Mezunları Derneği üyeleri, Mersin ve Tarsus çevre dernekleri KÖK Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi ve daha birçok kurum destek verdi. Ovacık halkının da büyük ilgi gösterdiği etkinlik Ovacık ve Seferihisar Belediye Başkanlarının açılış konuşmalarıyla başladı.

Munzur’a özgü 43 bitki

Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, misafirlere Ovacık ve coğrafyası ile ilgili bilgiler sunduğu konuşmasında özellikle Munzur Vadisi’nde bulunan endemik bitkiler ve biyoçeşitlilik üzerinde durdu ve bu bitkilerden 43’ünün Munzur Vadisi’ne özgü, 220’sinin ise Türkiye’ye özgü endemik bitkiler olduğunu vurguladı. Maçoğlu tohum takasının uzak mesafeler arası olmasından çok bölge içinde gerçekleşmesi gerektiğini, bunun bölgeye özgü tohumların ve biyoçeşitliliğin korunması ve yaşatılması açısından önem taşıdığını da belirtti. Komünist başkan sağlıklı gıda hakkının korunabilmesi için özgür üretim ilişkilerinin kurulması gerektiğine, tohumun da bu sürecin başlangıcı olduğuna, toprağında canlı bir varlık olduğu ve sentetik kimyasal girdilerle kirletilmemesi, korunması gerektiğine vurgu yaptı.

Seferihisar’ın deneyimleri aktarıldı

Maçoğlu’nun ardından konuşan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer ise, gelecek nesillerin, bugünkü nesli doğaya ne kadar sahip çıkabildikleri üzerinden değerlendireceğini ve 16 bin köyün bir gecede kapatılıp mahalleye dönüştürülmesini gelecek nesillere anlatmakta zorlanacaklarını belirterek başladığı konuşmasında, yerel yöneticilerin sadece oy atanların değil doğadaki tüm varlıkların belediye başkanı olduklarını söyledi. Yerel tohumlara sahip çıkmanın aynı zamanda vicdani bir mesele olduğuna vurgu yapan Soyer, vicdan sahibi insanın adil olacağını, adil olan insanın bilgiye sahip çıkacağını, bilgili insanın da cesur olması gerektiğini ve ancak cesur olanların kazanım elde edeceğini belirtti. Soyer’in konuşmasının ardından Seferihisar Belediyesi’nin tarıma, köylüye ve yerel tohumlara yönelik faaliyetlerini konu alan bir film gösterildi.

‘Belediyecilerin hayalleri olmalı’

Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi. Panelin moderatörlüğünü yapan İzmir Yerel Tohum topluluğundan Engin Önen, belediyelerin toplumlarıyla ilgili hayallerinin olması gerektiğini, Seferihisar ve Ovacık belediyelerinin bu anlamda örnek teşkil ettiğini dile getirdi. “Belediyelerin tarımla, üretimle ne ilgisi olabilir, yerel yönetimlerin öncelikleri bunlar değildir” anlayışının liberal bir yalan olduğunu ve ne yazık ki kabul gördüğünü de söyleyen Önen, kapitalizmin emek sömürüsü kadar doğa sömürüsüne dayalı bir sistem olduğunu, dolayısıyla mücadelenin de emek ve doğa olmak üzere iki ana ekseni olması gerektiğini vurguladı.

Paneldeki ilk konuşma gazeteci Tuncer Beybağ tarafından, ‘Üretici ve Tüketici Kooperatiflerinin Dünü Bugünü Yarını’ başlığıyla yapıldı. Kooperatifçiliğin dünyada beş kıtaya yayılan ve 3 milyar insana geçim kaynağı sağlayan evrensel bir hareket olduğunu söyleyen Beybağ, dünyada ve Türkiye’de kooperatifçiliğin tarihinden bahsetti.

Yerel tohumlar Ezidi kamplarında…

Panelin ikinci konuşmacısı ise Mezopotamya Ekoloji Hareketinden Bişar İçli idi. Bişar İçli, Amed Şengal Ezidi Kampı deneyimlerini aktardı. İçli kampta kalanların çok büyük bir bölümünü tarım işçisi kadınların oluşturduğunu belirterek, kendilerinin de buradan yola çıktıklarını ve bir serayı aktif hale getirdiklerini söyledi. Bu kapsamda yerel tohumlardan elde ettikleri fideleri kullanarak bostan tesis ettiklerini dile getiren İçli, kampta kalan ailelerin ihtiyaçlarının bir bölümünü bu bostandan sağladıklarını belirtti.

Panelin üçüncü konuşmasını Sivas- Yıldızeli ve Banaz’da ekolojik hayvancılık yapan Hüseyin Pulat yaptı. Deneyimlerini aktaran Pulat, 500 başlık, 2500 dekara yayılan alanda ekolojik yollarla nasıl yem bitkileri ürettiklerini ve doğaya zarar vermemek için nasıl bir gübre yönetimi uyguladıklarını anlattı.

Pulat’ın ardından Yerel Tohum Derneği’nden Göknur Yazıcı söz aldı. Yazıcı, ilk olarak tüm dünyada tarım politikalarını çokuluslu şirketlerin belirlediğine ve dolayısıyla tohumda hegemonya kurulduğuna değindi. Daha sonra tarımsal üretim sistemlerini anlatan Yazıcı, konvansiyonel tarım sistemiyle üretilen yiyeceklerle her gün tarım zehri kalıntılarının vücudumuza girdiğine vurgu yaptı. Kontrollerinin yetersiz olduğunu, kalıntı analizlerinin çok büyük bir bölümünün sadece ihracat ürünleri için yapıldığına dikkat çeken Yazıcı, Türkiye’de tarım zehri kalıntıları konusunda araştırma yapan tek bilim insanı olan Bülent Şık’ın araştırma sonuçlarına da konuşmasında yer verdi. Tüketicilerin ve yerel yönetimlerin sağlıklı gıdaya ulaşma konusunda sorumlulukları bulunduğunu söyleyen Yazıcı, tüketicilerin konvansiyonel tarım ürünlerini almak yerine kendi gıda ağlarını ve topluluklarını kurması gerektiği belirtti.

Panelin son konuşmacısı ise Ovacık 94 Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi başkanı Deniz Yerlikaya idi. Kooperatif deneyimlerini aktaran Yerlikaya, 5 köyde çalışma yürüttüklerini, temel çıkış noktalarının sağlıklı gıda üretip, bu sağlıklı gıdaları tüketicilere sunabilmek olduğunu belirtti.

Kültürel kaynaşma yaşandı

Soru-cevap kısmında da sunumlar çerçevesinde verimli tartışmalar oldu. Öğleden sonra atölye çalışmaları kapsamında İzmir KÖK Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi tarafından 20 kişilik sınıflarda iki atölye yapıldı. Psikologlar Pınar Akdemir ve Gülşah Sütlüoğlu kadınlarla da psikolojik sorunlarıyla ilgili görüşmeler yaptı. Akşam da kadın emeği korosunun ve diğer sanatçıların konserleri ve halk oyunları gösterisi oldu. Ovacık halkı bu etkinliklere de çok ilgi gösterdi. Ovacığa gelen konuklar da Kürtçe ezgileri dinleme fırsatı buldu. Ovacıklılar da İzmir’den giden caz grubunun konseriyle güzel vakit geçirdi.

Munzur gözelerine gezi düzenlendi

13 Mayıs Pazar sabahı ise İzmir Yerel Tohum topluluğundan Fatih Özden moderatörlüğünde forum yapıldı. Forum da Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu bugüne kadar Ovacık’ta yaptıkları tarımsal çalışmaları anlattı. Hatay Vakıflı köyü kooperatifi Başkanı Bedros Kehyeoğlu kooperatif deneyimlerini paylaştı. Dr. Zerrin Çelik yerel tohumlar tez çalışması üzerine konuştu. Yerel tohumların önemine değinen Çelik tohumların yaşamsal olduğunu ve en iyi tohum bankasının üretim yaparak tohumların sürekliliğini sağlayan insanlar olduğunu vurguladı. Tohum takas şenliklerinin önemine değindi. Katılımcılar foruma çok ilgi gösterdi. Özellikle organik tarım ve tohumlar üzerine tartışmalar oldu, katkılar yapıldı. Bölgenin ekoloji sorunlarına değinildi. Öğleden sonra yine atölye çalışmaları vardı. Daha sonra katılımcılar Ovacık Munzur gözeleri ile diğer bir çok doğal bölgesine geziler yaparak bölgeyi keşfetti.

 

BirGün