Federasyonumuzun devrimci, halkçı yerel yönetimler programı doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Dersim Belediyesi, belediye meclisinde aldığı kararla kayyum tarafından indirilen Dersim Belediyesi tabelasını tekrar asma kararı almıştır. Kararın kamuoyuna yansıması akabinde ırkçı, faşist ve şoven yapılanmaların başını çektiği bir linç kampanyası örgütlenmiş, kurumumuz ve belediyemiz itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır.

Dersim, Osmanlıdan günümüze egemenlerin inkâr, asimilasyon ve katliam politikalarının hedefi durumundadır. Yüzlerce yıldır devam eden bu zulme karşı Dersim mazlumları baş eğmez duruşundan taviz vermemiştir. Siyasal, sosyal ve inançsal kimliği nedeniyle bugün de egemenlerin hala hedefi durumundadır. 1937-38 katliamının izlerini taşıyan Dersim resmi ideolojilerin tekçi, inkârcı ve asimilasyoncu anlayışlarına karşı direnmeye devam etmektedir.

Dersim Belediyesinin AKP/Erdoğan iktidarı tarafından zorla gasp edildiği, kayyum/vali eliyle yandaşlarına peşkeş çekildiği, milyonlarca lira borçlandırıldığı kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Özel bütçelerle fonlanan sosyal medya trollerinin, AKP medya yazarlarının yalan propagandalarının aksine kayyum yönetimi Dersim Belediyesini talan etmiş ve Dersimin siyasal, sosyal ve inançsal kimliğine saldırmıştır. Kayyum/vali gasp ettiği belediyeye gelir gelmez ilk iş olarak Dersim tabelasını indirmiştir. Bu; inkârın, asimilasyonun yeniden dışa vurumuydu. Kayyum tahribatına karşı bugün Dersim Belediyesi, belediye meclisinde aldığı kararla tekrar ‘Tunceli’ yerine Dersim tabelasını asma gibi oldukça doğru ve yerinde bir karar almıştır.

Dersim Belediyesi ve Meclis Üyelerinin Ortaya Koyduğu İrade Devrimcidir

Dersim Belediyesinin aldığı karar sadece bir isim değişikliği değildir. Dersim, faşist diktatörlüğün katliamcı anlayışına, gaspçı-talancı zihniyetine karşı siyasal bir duruşu ifade eder. Bu anlamıyla tarihsel ve politiktir. Sıradan bir isim tartışmasına indirgenemez. Tarihsel ve siyasal anlamıyla birlikte aynı zamanda bir hesaplaşmanın imgesidir. Çünkü egemenler cephesinden Dersim’de yaşanılan katliam, bir “aydınlanma hareketi” ve “medenileştirme projesi” olarak tasvir edilerek meşrulaştırılmaya çalışılmıştır. Katliam “Cumhuriyetin” önündeki “çıbanbaşı” olarak ele alınarak on binlerce insanın katledilmesine dayanak olarak sunulmuştur. Bu sömürgeci anlayış, gelinen aşamada katliamlarla ve soykırımlarla öykünerek Dersim’i bu vesileyle tekrardan hedef haline getirmiştir. Bu bağlamda belediye ve meclis üyeleri tarafından kamuoyuyla paylaşılan karar hiçbir tereddütte yer vermeyecek şekilde yerinde bir karardır. Ve kadim kentin siyasal, kültürel ihtiyaçlarına da somutta verilen bir cevaptır. Dersim belediyesi ve meclis üyelerinin ortaya koyduğu irade devrimci bir iradeyi yansıtmaktadır. Bu iradeyle dayanışma, güç katma tarihsel bir sorumluluktur. Ki bu verili durum Dersimlilerle sınırlı değildir. Coğrafyamızda ötekilerin, gadre uğrayanların, ezilenlerin problemidir. Linç kampanyalarıyla meşru kılınmak istenen tüm katliam ve baskılardır. İnkâra, asimilasyona ve katliamlara itiraz bastırılmak istenmektedir. Bugün koparılan yaygaranın arka planı budur.

Dersim’de yaşanan gelişme yerel yönetim çalışmalarımızın siyasal duruşunu da ifade etmektedir. Hakim sınıfların Dersime dayattığı yaşam tarzına karşı Dersimin dilini, kültürünü, sosyal ve siyasal yapısını savunmak temel görevler arasındadır. Ekonomik ve sosyal alan örgütlenmesi siyasetten kopuk değildir. Siyasal bir zemin üzerinden açığa çıkardığımız deneyimler bir bütünlük içerisinde değerlendirilmelidir. Yine sorun sadece Dersim sorunu da değildir. Coğrafyamızda tarihsel süreç içerisinde yaşanan katliamlara-soykırımlara karşı açıktan tavır almak, katliamları mahkûm etmek ve resmi ideolojinin resmi tarih-ulus tezlerine karşı hakikati savunmak ertelenemez bir görevdir.

Devrimcilerin ileri doğru attığı her adım karşı-devrim cephesinde rahatsızlığa, tedirginliğe neden olmaktadır. Bu nedenledir ki Dersim kararının basına yansımasıyla birlikte başta Aydınlık/Vatan Partisi, ADD, MHP, İYİP gibi ırkçı-faşist yapılanmalar-partiler tarafından Dersim yine hedef haline getirilmiştir. Dersimi, Dersimlileri ve kurumumuzu tehdit etmeye varacak kadar pervasızlaşan bu ırkçı-faşist güruhun linç kampanyasının akabinde kayyum/vali direktifi ile Dersim Belediye meclisinde alınan kararın durdurulması için mahkemeden alelacele karşı karar çıkarılmıştır. Tüm bu gelişmelerle beraber, kurumumuz illegal örgütlenmelerle ilişkilendirilmeye çalışılarak hedef durumuna getirilmiştir. Demokratik, devrimci ve sosyalist perspektifle hareket eden SMF bu komplo teorilerini boşa çıkaracaktır. Meşruluğumuzu silikleştiren ve politik çalışmalarımızı zayıflatmaya yönelik girişilen bu kampanyaya karşı örgütlü mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Belirtmek isteriz ki devrimcilere savrulan tehditler nafiledir ve kurumumuz tüm gücüyle bu ırkçı-faşist anlayışlarla mücadele edecek kararlılıktadır.

Bir kez daha Dersim kararını alan Dersim Belediyesinin yanında olduğumuzu belirtiyor, ırkçı-faşist, ulusalcı, şoven anlayışlara karşı tüm devrimci-demokratik kamuoyunu Dersim halkı ve Dersim Belediyesiyle dayanışmaya davet ediyoruz.

 

SOSYALİST MECLİSLER FEDERASYONU

27 Mayıs 2019