Halkın Günlüğü ile Dayanışma Etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlik devrim ve komünizm mücadelesinde ölümsüzleşenler için saygı duruşu ile başladı.

Etkinliğin açılış konuşmasında, Halkın Günlüğü’nün devrimci basın cephesindeki yerine dikkat çekildi. AKP/Erdoğan iktidarının saldırılarının arttığı dönemlerde umudunda her daim var olduğu belirtilen açılış konuşmasında Nuriye ve Semih de unutulmadı.

Açılış konuşmasının ardından Şenol Aktağ sahne aldı. Şenol Aktağ’ın ardından Halkın Günlüğü adına konuşma yapıldı. Salonda sık sık “Özgür basın susturulamaz”, “faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı.

Halkın Günlüğü: Direnişi büyüteceğiz

Halkın Günlüğü adına yapılan konuşmada, AKP iktidarının saldırılarının yeni olmadığı belirtildi ve “tıpkı Denizler, tıpkı Mahirler, tıpkı Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’lar gibi bu süreci göğüsleyeceğiz” denildi. AKP’nin iktidarda kalmak adına baskıyı ve faşizmi arttırdığını ancak coğrafyamızda bunun bir devlet olduğu vurgulandı. “Paris komününde olduğu gibi, Ekim Devriminde olduğu gibi, BPKD’de olduğu gibi direnişi büyüteceğiz” diyen Halkın Günlüğü temsilcisi, “yoksullar, ezilenler olduğu sürece devrim ve başkaldırı da her zaman olacaktır” dedi. Zindanlarda tek tip saldırılarına da değinen Halkın Günlüğü temsilcisi, “zindan karanlığını aydınlatanları selamlıyoruz, yaşasın halkların direnişi, yaşasın sosyalizm” diyerek sözlerini tamamladı.

Halkın Günlüğü temsilcisinin yaptığı konuşmanın ardından Grup Alamor sahne aldı.

SMF Temsilcisi: Özgürlük ve kurtuluş mücadelesini durduramayacaklar

Alamor’un ardından Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) temsilcisi konuşma yaptı. SMF temsilcisi konuşmasında, OHAL hukukunun hüküm sürdüğü bu günlerde Halkın Günlüğü’nün etkinliğinin önemli bir yerde durduğunu belirtti ve “Tüm kitleleri, Halkın Günlüğü’nün nezdinde ilerici ve devrimci basını sahiplenmeye çağırıyoruz” denildi. SMF temsilcisi konuşmasında “AKP/Erdoğan iktidarının ayakta kalmak için var gücüyle halklara saldırdığını ve sınır tanımaz bir barbarlık kullandığını” söyledi.

Konuşmada, burjuva iktidarın çürüme, yozlaşma, gericilik ve zulümden başka verecek bir şeyi olmadığını ifade eden SMF temsilcisi, “özgürlük ve kurtuluş mücadelemizi durduramayacaklar” dedi.

Zulüm varsa direnişte vardır, karanlık varsa aydınlıkta vardır, umutsuzluk varsa umutta vardır diyen SMF temsilcisi, “toplumsal mücadelenin bütün alanlarında onurluca direnenlere ve direnişi büyütenlere binlerce kere selam olsun” diyerek konuşmasını bitirdi.

SMF temsilcisinin konuşmasının ardından Erdoğan Emir sahne aldı.

Partizan: İlyas, Dilişan, Suzan gibi gerçeğin peşindeyiz

Etkinliğe Partizan tarafından gönderilen mesajda, “ülkemiz topraklarında devrimci bir yayın çizgisiyle on yıllardır verdiği emekle gerçeğin savunucu olarak varola gelen Halkın Günlüğü dostlarımızın etkinliğini selamlıyoruz.

Faşizmin azgınca saldırdığı bu günlerde, İlyas Aktaş, Dişilan İbiş, Suzan gibi, gerçeğin peşinde, kavga alanlarında mücadeleyi büyüteceğiz” ifadeleri yer aldı.

Alınteri: Siper yoldaşlığı kültürü ileri taşınmalı

Alınteri Gazetesi ise gönderdiği mesajda, birleşik mücadele, dayanışma, ve siper yoldaşlığı kültürünü ileri taşıma çağrısı yaptı. Alınteri mesajında, “devrim ve sosyalizm tüm insanlık için yakıcı bir ihtiyaç haline geldiği gerçeğiyle sistemin bu krizinin çakıştığı noktada yolumuzu bu şekilde açacağız. Yeni Ekimlere nesnel olarak çok yakın fakat öznel olarak da bir o kadar uzak olduğumuz bu günlerde en önemli görevlerimizden biri de budur diyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyoruz” ifadeleri yer aldı.

Okunan mesajların ardından Grup Abdal sahne aldı.

Temel Demirer: Bizi teslim alamayacaklar!

Grup Abdal’ın ardından sahneye Temel Demirer çıktı. Demirer konuşmasında, “Büyük bir karanlığın ortasında, akıl almaz bir vahşetin karşısındayız. Bu öyle bir vahşet ki ölülerinize saldırır. Böylesine bir vahşeti, sultanlık, padişahlık, zorbalık olarak isimlendirelim. Diktatör bize konuşma, yazma diyor. Konuşacağız, yazacağız. Zorba, diktatör bize sus diyor, susmayacağız.” Dedi.

Ser verip sır vermeyen bir geleneğin takipçileri olarak susmayacağız diyen Demirer, “bize sus diyenler milyonlarca insanın yoksulluk sınırının altında olduğundan, halkın yoksulların emeğinin gasp edildiğini söylemeyelim istiyor. Söyleyeceğiz!” dedi.

“Kürtlerin, Ermenilerin kanını akıttığımızı söylemememizi istiyorlar, söyleyeceğiz. Ben Selahattin’i seçtim, ben Figen’i seçtim, susturamayacaklar!” diyen Demirer, Türkiye’nin dünyada en çok hapishanede gazeteci yatan ülke olduğunu vurguladı.

Demirer konuşmasında; “Açlıktan intihar edenlerin ülkesiyiz biz, buna demokrasi diyorsanız lanet olsun demokrasinize. Ben o kadar umutsuz değilim, Ortadoğu eski Ortadoğu değil, Kürdistan eski Kürdistan değil. Bana bu umudu, yüreğiniz çarpıntısı, birbirimize bakışlarımız ve kasketin en çok yakıştığı insan verdi. Bizi teslim alamayacaklar, bize diz çöktüremeyecekler” dedi.

Demirer son olarak, “Bizi yargılamaya sizin ne mahkemeleriniz ne gücünüz yetmez, gelecek bizimdir. O geleceği yaratacak olan bizimdir, Halkın Günlüğü’nü, sosyalist basını, direnenleri alkışlayın” diyerek konuşmasını bitirdi.

Etkinlik Grup Munzur’un ezgileriyle son buldu. Grup Munzur’a son olarak Kadir Demir ve Şenol Aktağ da eşlik etti.

Etkinliğe, Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek ve ÖSP üyeleri, DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben ve DEDEF yöneticileri, Partizan, Alınteri ve Kızıl Bayrak da katıldı.

Etkinlikte ayrıca yakın zamanda ölümsüzleşen Güzel Ana ve Serdar Can’ın aileleri de yer aldı.

 

  

 

  

 

  

 

  

 

  

 

Halkın Günlüğü