Emperyalist/kapitalist dünya sömürü düzeni ve onun temsilcileri hayatımızı her geçen gün daha yaşanmaz hale getiriyor. Dünya üzerinde zenginle yoksul arasındaki gelir adaletsizliği her geçen gün artmakta, yaşam dünya emekçileri ve ezilen halkları için adeta bir cehenneme dönmüş durumdadır. Dünya emekçilerini savaşa, katliamlara, soykırıma, açlığa mahkûm eden emperyalist/kapitalist sömürü düzeni insanlığı ve onun parçası olduğu doğayı hızla geri dönüşü olmayan bir felakete sürüklemektedir.

Coğrafyamız ise dünyayla paralel olarak bu sömürü düzeninin saldırılarına her geçen gün daha ağır bir şekilde maruz kalmaktadır. 17 yıllık faşist AKP/Erdoğan iktidarının ülkemiz emekçi ve ezilen halklarını getirdiği bugünkü durum; daha fazla yoksulluk, daha fazla devlet terörü, daha fazla kadın cinayeti, daha fazla ölüm ve daha fazla sömürüdür. Genç işsizliğin ülkemiz tarihinin en büyük seviyelerine ulaştığı, her gün kadınların katledildiği, her ay yüzlerce işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği, üniversitelerin polis-YÖK işbirliği ile karakollara çevrildiği, her gün onlarca muhalifin-aydının-yazarın-sanatçının tutuklandığı, hapishanelerde işkence ve tecridin arttığı bugünlerde sokaklarda daha güçlü yer almak önemli bir yerde durmaktadır.

AKP/Erdoğan iktidarı 17 yıllık despot faşist yönetimleri boyunca işçilerin-emekçilerin temel kazanımlarına saldırmış, temsil ettiği patronlar lehine gasp etmeye çalışmıştır. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan ekonomik paket ise bu saldırıların en kapsamlı son örneğidir. 1 Mayıs 2019’a emek, demokrasi ve özgürlük alanlarında artan hak gasplarıyla giriyoruz. Polis ve yargı gücünü elinde bulunduran AKP/Erdoğan iktidarının saldırıları her geçen gün pervasızlığını artırırken, coğrafyamızda emek ve demokrasi güçleri açısından da önemli gelişmeler olmaktadır. Emek alanındaki tüm saldırılara karşı işçilerin-emekçilerin bu saldırılara karşı direngenliği artmakta, işçi grevleri coğrafyamızın birçok yerinde devam etmektedir. Hapishanelerde tüm tecrit ve işkencelere karşı devrimci tutsakların baş eğmez duruşu, Leyla Güven şahsında artan direniş bilinci ülke demokrasi güçleri açısından iyi dersler alınması ve öğrenilmesi gereken tutumlardır. AKP/Erdoğan iktidarının tüm eril baskılarına ve polis terörüne karşı kadınların 8 Mart alanlarını coşkuyla ve kararlılıkla doldurmaları kadın mücadelemiz açısından umut vaat eden pratiklerdir. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde kurumumuz SMF öncülüğünde Dersim Merkez belediyesinin sosyalistlerce kazanılması, HDP’nin kayyum atanan birçok belediyeyi tekrar kazanması, emekçi halkımız açısından olumluluk olarak ifade edebileceğimiz bir dizi gelişmedir.

İşçilerin-emekçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta tüm ülke emekçilerinin en kitlesel ve güçlü şekilde alanlarda yer alması coğrafyamız emek, demokrasi ve özgürlük mücadelesi açısından kritik bir öneme sahiptir. AKP/Erdoğan iktidarının faşist baskılarına, emeğimizin gasp edilmesine karşı kitlesel 1 Mayısların örgütlenmesi coğrafyamız emek ve demokrasi güçlerinin temel görevidir. 1 Mayıs alanlarını emeğimizi, yaşamımızı, irademizi gasp etmeye çalışanlara karşı söz, yetki, karar hakkımıza-geleceğimize sahip çıkarak; 1 Mayıs’ın tarihsel kimliğine ve çağrısına layık şekliyle dolduralım.

SMF olarak fabrika önlerinde, sokaklarda direnen tüm emekçilerin; Leyla Güven şahsında hapishanelerdeki baskı, işkence ve tecride karşı direnen tüm devrimci tutsakların; erkek şiddetine karşı boyun eğmeyen tüm kadınların ve LGBTİ+’ların; özce direnen tüm emekçilerin ve ezilen halkların devam eden direnişlerini selamlıyoruz. 1 Mayıs’ta halkımızı SMF saflarında, 1 Mayıs alanlarına davet ediyoruz.

 

Yaşasın İşçilerin-Emekçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs!

Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!

 

SOSYALİST MECLİSLER FEDERASYONU

24 Nisan 2019