Emeğin ve Emekçinin, İşçinin üzerindeki tahakküm OHAL bahane edilerek gün be gün arttırılıyor, işçi grevleri yasaklanıyor meydanlarda bu yasakların meşrulaştırılmasına dönük söylemler, açıklamalar yapılarak, emekçi halkımızın üstündeki sömürü kendini ayan beyan gösteriyor. Sözde işçinin haklarının savunan sarı sendikalar, patronların ve iktidarın çıkarlarını koruyor, hal böyle olunca işçiler kendilerini yakıyor, borç senetleriyle intihar ediyor. Örgütsüzlüğün, baskı ve sömürünün bunca katmerlendiği bu dönemlerde kurtuluşumuz işçinin emeğini örgütlemesi ve küllerinden daha güçlü doğmasındadır.

Tüm bunların yanı sıra, yeniden üretim yapmasına rağmen emeği hiç görünmeyenler, ev içi emekçileri, sigorta ve emekliliği olmayan gündelikçi ev işçileri, ucuz işgücü olarak sömürülen çocuklar, sendikal hakkı olmayan, yaşam hakkı her daim gasp edilen, damgalanan seks işçileri, işsizlik döngüsüne itilmek isteyen translar, eğitimdeki metalaşmayla birlikte gasp edilmiş parasız eğitim hakkı yetmezmiş gibi bir de yarı zamanlı çalışmak zorunda kalan öğrenciler de faşizmi tırmandırmış iktidarın karşısında olanca dinamizmi ile yer alanlar, emeğini özgürleştirecek olanlardır.

Gelin 1 Mayıs’ta çarkları durduralım, patronların kârına, iktidarın tek adam rejimine hep birlikte “Yeter!” diyelim.

İşçi kadınlar başta olmak üzere tüm kadınları 1 Mayıs’ta Demokratik Kadın Hareketi saflarında alanlara çağırıyoruz.

 

Demokratik Kadın Hareketi