İstanbul’da HDP Bağcılar İlçe Binası’nda Sosyalist Öğrenci Hareketi (SÖH), Yeni Demokrat Gençlik (YDG), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), HDP Gençlik Meclisi, Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB) ve Gençliğin Devrimci Güçleri (Dev-Güç)’nin çağrısıyla bir araya gelen gençlik, Birleşik Gençlik Meclisleri’nin kuruluş etkinliğinde buluştu.

HDK Eşsözcüsü İdil Uğurlu, HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ve Yazar Temel Demirer’de etkinlikte yer aldı.

Kuruluş etkinliğinin açılış konuşmasına Ahmet Telli’nin bir şiiriyle başlayan Volkan Atmaca, “emperyalist-Kapitalist sistemin tüm dünyada sömürü, talan, baskı politikalarını artırdığı, saldırılarını büyüttüğü, pandemiyle birlikte emekçilerin, gençliğin, kadınların her türlü demokratik hakkını tırpanlamaya çalıştığı, kitleleri geleceksizliğe, örgütsüzlüğe mahkum etmeye çalıştığı bir sürecin içerisinden geçiyoruz” dedi.

Gençliğin her türlü hak arama mücadelesinin zor ile bastırılmaya çalışıldığını, TC devletinin son 5 yıldır yürüttüğü yoğun saldırılarla her türlü örgütlü mücadelenin boğulmaya, yalnızlaştırılmaya çalıştırıldığı bir dönemden geçildiğini ifade eden Volkan Atmaca şunları kaydetti;

“çıkışı yaratacak, bu ablukayı dağıtacak olan irade ve gücü bizden önceki önderlerimizin, yoldaşlarımızın, dostlarımızın değerli pratiklerinden edindik. Direniş mirasımızla birlikte mücadeleye atılmak, bulutları birleştirmek, çakan şimşeğin ışıltısına gözünü dikmek, egemenlerin üzerine tufan olarak çökmek yarını gençliğin enerjisiyle buluşturmak geleceği emin adımlarla inşa etmek gerekiyor. Biz bugün bu söylediklerimizi yapma iddiasıyla burada bulunuyoruz. Devrimci, demokrat, yurtsever öznelerin son yıllarda sıkça tartıştığı birleşik mücadelenin geleceğini tartışmayı önemli bir görev olarak görüyoruz. Bu tartışma birçoğumuz tarafından çeşitli biçimlerde yürütüldü. Gençlik için bunun özgün bir yeri bulunduğu hepimiz açısından ayrıca biliniyor. Emeğiyle, dinamikliğiyle, direnci ve enerjisiyle ezilenlerin geleceği kazanma mücadelesinin dinamosu olan gençler tarihin her evresinde önemli bir güç olarak var oldu. Bu, bugün bizleri susturmak-durdurmak-diz çöktürmek isteyen egemenler açısından da biliniyor. Direnişimizse halkımızın umudu olarak duruyor” 

Volkan Atmaca, her koşulun içerisinde ileriye atılan halkların özgürlük mücadelesini ileriye taşımak için mücadele eden gençliğin bulunduğumuz coğrafyanın da direniş mirasının yaratıcıları arasında olduğunu, Kürt ulusunun haklı ve meşru isyanlarından, Çukurova’da pamuk işçilerinin direnişine, topraksız köylünün toprak işgallerinden, fabrika önlerindeki grev çadırlarına, kampüslerden, sokaklara, DAİŞ barbarlarının halkların özgürlük ve eşitlik mücadelesini boğmak istediği direniş alanlarına kadar gençlik her alanda direnişin belirleyicilerinden biri olduğunu belirterek ekledi;

“İşte biz böyle bir direniş geleneğinin sahibi olarak bugün birlikte yürüyoruz. Gezi isyanında titrettiğimiz saraylıların; tüm zor aygıtlarıyla saldırdığı, bodrumlarda yaktığı, işinden ekmeğinden ettiği, asgari ücretle açlık sınırının altında yaşamayı dayattığı, işsizliğe mahkum ettiği, paralı-tekçi eğitimi dayattığı, dilini yasakladığı, sokakta-kampüste-evde cinsel saldırganlıkla baskı altına almaya çalıştığı, LGBTİ+fobiyle nefretle yok sayıp saldırganlığa açık hale getirdiği hapishaneleri-hücreleri reva gördüğü, sokaklarda işkence ettiği, sınır boylarında infaz ettiği, yan yana gelirseniz yanarsınız dediği gençler olarak birlikte yürüyoruz.  Eşitlik için, özgürlük için, adalet için, mücadele için, dayanışma için egemenlerin bin yıllardır kanattığı yaralarımızı sarmak için bir araya geliyoruz.  Patron tarafından çalınan emeğimizi çaldırmayacağız, demek için bir araya geliyoruz.  Halkları halklara düşman etmek isteyenlere dur demek için bir araya geliyoruz. Her gün emperyalist tekellerce sömürülmek, talan edilmek istenen doğamız için bir araya geliyoruz.  

Kendi toprağımızda halklar için, insanlık için, doğa için üreteceğim demek için bir araya geliyoruz.”