19-22 Aralık 2000 hapishaneler katliamı 17.yılında Ankara’da anıldı.

SMF’nin de içinde yer aldığı 19 Aralık İnisiyatifi, 19 Aralık 2017 salı günü Ankara Sakarya meydanında katliam anmasını basın açıklamasıyla protesto etmek istemiş, açıklamaya polis saldırarak engellemişti.

Anma programı çerçevesinde Ankara Tüm-Bel Sen’de 21 Aralık 2017 tarihinde bir panel düzenlendi. Saygı duruşuyla başlayan panel, inisiyatifin yaptığı sunumun ardından panelistlerin konuşmalarıyla devam etti.

İlk konuşmacı olan Veli Saçılık 19 Aralık Katliamı öncesi Burdur Hapishanesinde yapılan operasyonun, 19 Aralık’ın provası olduğunu ifade etti. Saçılık, Bülent Ecevit öncülüğünde planlanan katliamın esas hedefinin toplumsal muhalefeti sindirmek olduğunu, hapishanelerdeki tecrit uygulamasının bir devlet politikası olarak AKP iktidarı tarafından uygulanmaya devam ettiğini belirtti.

Veli Saçılık’tan sonra Mürvet Küçük uzun süren hapishaneler sürecinden ve direnişlerinden deneyimlerini paylaşarak, hapishanelerin politik süreçlere etkisi ve önemi üzerine sunum yaptı.

Üçüncü konuşmacı olarak söz alan avukat Kazım Bayraktar 1980’den günümüze kadar hapishanelerde yaşanan insan hakları ihlalleri ve direnişlerle ilgili yargıda yaşanan hukuksuzlukları anlattı. Hapishanelerdeki katliamların diğer ayağının yargı olduğunu ifade eden Bayraktar, yargının katilleri koruyan bir anlayışının olduğunu belirtti.

Panelistlerden Mahmut Konuk ise 19 Aralık sürecinde dışarıda özellikle emekçilerle örülen dayanışma eylemlilikleri hakkında sunum yaptı.

Son konuşmacı olarak ölüm orucunda ölümsüzleşen Cafer Tayyar Bektaş’ın abisi Ali Rıza Bektaş, 19 Aralık sürecinde tutsak ailelerinin yaptığı eylemler ve çalışmalar hakkındaki deneyimlerini paylaştı. Hapishanelerin her dönem sınıf mücadelesinin en sert hesaplaşmalarının yaşandığı alanlardan biri olduğunu ifade eden Bektaş, bugün bu saldırıların tek tip elbise dayatması ile devam ettiğini, tutsakların sesine dışarıdan ses olunarak bu sürecin aşılabileceğini belirtti.

SMF Ankara