Afganistan’da Taliban’ın başkent Kabil’i ele geçirmesiyle birlikte kontrol ve iktidar tamamen Taliban’ın eline geçti. Yaşanan savaş, kriz, kaos ve korku sonucu binlerce, on binlerce Afgan ölüm pahasına ülkelerini terk etmek zorunda kalıyor. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere halkta tam bir yıkım, korku, umutsuzluk ve geleceksizlik iklimi hâkim durumda. Taliban’ın adım adım ilerleyerek iktidara gelmesi ABD emperyalizmi başta olmak üzere dünya gericiliğinden bağımsız olmamakla birlikte, bizzat kendilerinin stratejik çıkarları gereği; siyasal, ekonomik ve asgari olarak zeminini yarattıkları bir durumdur. Aralarındaki farklılıkları bilmekle birlikte, meseleyi kaba bir ‘modernizm ve gericilik’’ ikilemi ve paradigması üzerinden okumanın doğru olmadığını belirtmek isteriz.

Taliban, IŞİD, ABD, Rusya, Çin, AB, TC… tümü işçi sınıfı, ezilen halklar ve mazlum dünyaya düşman, emperyalist/kapitalist gerici dünyanın parçaları ve savunucularıdır. Bu bağlamda Afganistan’da hüküm süren işgal, savaş, talan, kriz, kaos, açlık, yoksulluk, tecavüz ve her türlü yıkımdan başta ABD olmak üzere emperyalist-kapitalist dünya gericiliği sorumludur.

Başta, uluslararası işçi sınıfı olmak üzere tüm dünya halklarını Afganistan’da hüküm süren işgal, savaş, tecavüz, yıkım, her türden saldırganlık ve gericiliğe karşı ayağa kalkmaya, mücadele etmeye ve Afgan halkıyla enternasyonal dayanışmayı yükseltmeye çağırıyoruz!

 

SOSYALİST MECLİSLER FEDERASYONU

18 Ağustos 2021