Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK), Avrupa Demokratik Kadın Hareketi (ADKH) ve Sosyal Gençlik Hareketi (SYM) Dersim Demokratik Halk Dayanışması’nın sosyalist adaylarını destekleyen bir açıklama yayınladı:

 

Emperyalist-kapitalist sistemin uzun süredir içine girdiği üçüncü ekonomik ve siyasal krizin devam ettiği, bundan kaynaklı emperyalist haydutların topyökün dünya halklarına yönelik saldırılarının bütün şiddetiyle devam ettirildiği bu süreçte, Türkiye K. Kürdistan’da faşist TC devleti Türk islam sentezli AKP- MHP iktidarına “güven” tazeletmek adına yeni bir seçim aldatmacasıyla kitlelerin gelişen öfkesini silikleştirmeye çalışmaktadır.

Seçimlerin, halklarımız için bir kurtuluş olmadığını her fırsatta açıkladık ve bu yönlü söylemlerimizi söylemeye devam edeceğiz. Ancak içinde bulunulan süreci dikkate alarak (halklarımıza yönelik yürütülen saldırıların, gözaltıların, kıyım ve yıkımların sistematik bir şekilde devam ettirilerek bir korku imparatorluğunun yaratılmak istendiği bu süreçte) gündemdeki yerel seçimlere aktif olarak katılıp, faşizmin saldırılarına karşı durmayı, kitlelerle omuz omuza olmayı sosyalist mücadelenin taktik bir aşaması olarak ele alan SMF’nin yürüttüğü mücadeleyi desteklediğimizi ADHK olarak belirtmek isteriz.

Bu seçimlerin AKP- MHP faşist klikleri için ne denli önemli olduğunun kuşkusuz farkındayız. Sürekli kan kaybeden bu Türk- İslam sentezli iktidardaki faşist kliklerin her türlü hileye, yalana dolana baş vuracaklarını ve devletin bütün imkanlarını kullanarak, aslında sadece kağıttan kaplan olan iktidarlarının ne denli “güçlü” bir iktidar olduklarının çabası içerisine gireceklerini de biliyoruz. Ancak bütün bu faşist çırpınışlar nafile. Faşist AKP iktidarı aslında gerçek anlamıyla özellikle Anayasa referandumundan bu yana hiç bir dönem gösterilen oy oranına sahip olamadı. Emperyalistlerin desteği ve CHP’nin koltuk değnekliği sayesinde olmayan oylar varmış gibi gösterildi. Bir proje partisi olan AKP’nin, Orta Doğu’daki emperyalist dalaşlardan ötürü, onların çıkarları gereği iktidarda kalması gerekiyordu. Kuşkusuz başka başka nedenler de sıralamak mümkkün. Ancak şimdilik meselemiz bu değil.

Bu yerel seçimler, hakim sınıflar için olduğu kadar, devrimci- demokrat, yurtsever ve sosyalistler için de elbette ayrı bir önem arzetmektedir. Kendisinden olmayan herkese saldırıyı bir amaç haline getirmiş olan AKP- MHP faşist iktidarına karşı, geniş tabanlı bir demokratik cephenin oluşturulması, ortak düşmana karşı, ortak devrimci ittifakların yaratılması elbetteki en büyük arzumuzdur. Bu konuda SMF’nin mücadele tarihinin örnek bir tarih olduğu gerçeğini hiç kimse reddedemez. İttifaklar hiç bir zaman “hep bana, hep bana” anlayışı üzerinde şekillenemez. Karşılıklı tavizler, esnek politikalarla mümkündür. Devrimci mücadelede “büyük abi”, “küçük kardeş” anlayışlarına yer yoktur. Halkın ve devrimin çıkarları neyi gerektiriyorsa ona göre şekillenmek esasdır. Aynı zamanda hiç bir kurumun özgün iradesine gem vurulamaz. Bunlar sosyalistlerin vazgeçilmezleridir. Bu seçimlerde de SMF, bu zemin üzerinde hareket ederek taktik mücadele biçimini belirlemiştir. Bu seçimlerdeki tevrımızın bir yanını bu anlayış oluştururken, diğer bir yanını da Dersim’in, esasa itibariyla tarihi boyunca devlete muhalif duruşu ve devrimci yanıyla birlikte, herkes de kabul eder ki geleneğimiz açısından özel bir yerde durduğu gerçeğidir. Bundan ötürüdür ki Dersim her dönem ilgi alanımızın merkezi ve Dersim halkıyla bütünleştiğimiz bir mücadele alanı olmuştur. Dostlarımızın bu gerçeği bilmiyor olmaları düşünülemez. Bizim istem ve yaklaşımımızdan çok, dostlarımızın “sizinle omuz omuza olacağız, desteğimiz sizedir” demelerini beklerdik. Ama hayır, tam tersi bir tutumla karşı karşıya kaldık.

Dersim yerelinde daha başından itibaren HDP tabanı, yazarları, çizerleri dostane bir ilişki içinde olmak yerine, deyim yerinde ise dilmizin varmadığı hiçte hoş olmayan tutum ve davranışlar içine girerek sosyal medyada SMF’nin ilk başta aday adayı sonrasında adayı olan Mehmet Fatih Maçoğlu nezdinde aslında SMF hedef seçilerek akla hayale sığmayacak karalamalar, suçlamalar, küçümsemeler ileri sürebilmişlerdir. Yıllardır faşizme karşı, SMF geleneği ile HDP arasındaki dostane ilişkiler ve ittifaklar bir çırpıda yok sayılabilmiştir. Tüm uyarılara rağmen HDP’nin bu çirkin saldırıların önüne geçmemesi, en ufak bir resmi açıklama yapmaması meselenin tuzu biberi olmuştur. Elbette her bireyin söylemleri dikkate alınamayabilinir. Ama resmi bir yayın organındaki söylemler, hayatın gerçekliğiyle bağdaşmayan iddialar ve karalamalar düşündürücüdür. Şu söylem ciddi bir söylemdir. “Aday olan Maçoğlu’nun kazanması mevcut siyasi ortamda demokrasi güçleri açısından bir politik değeri yoktur.” Her şeyden önce Maçoğlu bir birey değildir. Biz meseleye Maçoğlu olarak değil, (ki bu yoldaşımızı önemsemediğimiz demek değildir) SMF olarak bakarız. SMF’nin kazanması durumunda bunun nasıl bir politik değeri olmuyor anlamak mümkün değil. Sosyalistleri bu denli küçümseme hakkını hiç kimse kandisinde görme hakkına sahip olamaz. HDP kazanınca politik bir değeri oluyor da, SMF kazanınca neden politik bir değeri olmuyor. Kayyum politikalarını geriletmek sadece HDP’nin tekelinde mi ? Ayrıca sosyalistlere olan bu güvensizlik niye. Kayyum atamalarında kurumumuzun tavırı açık ve net orta yerde duruyorken görmemezlikten gelmek kime ne yarar sağlar. Her bir iddiayı, karalamayı, suçlamayı ayrı ayrı ele alıp üzerinde uzun uzun yorumlar yapmayı, akla karanın karşılaştırmasını yapmayı en azından şimdilik uygun bulmuyoruz. Gerekte görmüyoruz. Fakat bunca suçlamanın, karalamanın üstüne kalem çektiğimiz, es geçtiğimiz anlamı da çıkartılmamalı. Elbette yeri ve zamanı geldiğinde dostane söylemlerimizi söyleyeceğiz. Unutulmasınki, SMF’nin Dersim yerelinde kazanması durumunda, kazanan Dersim halkı, devrimci demokratlar ve yurtseverler olacaktır. Bu faşist devletin en büyük düşmanı ve yine halkın en samimi dostları sosyalistlerdir. Bundandır ki üzülmeniz, dövünmeniz yerine sevinmeniz gerekir. SMF’nin kazanımını, kendi kazanımınız gibi görmelisiniz. Çünkü SMF, siz de kabul edersiniz ki dost, devrimci bir kurumdur. HDP’nin adayları nasıl bizleri mutlu kılıyorsa, SMF’nin kazanması da sizleri mutlu etmelidir. Dostluk, yoldaşlık bunu gerektirir.

SMF’nin bugüne kadarki yerel yönetimler deneyimleri, iktidar yürüyüşümüzün küçük küçük adımlarıdır. Özel olarakta Ovacık deneyimimiz eksiklikleri ve yetmezlikleriyle birlikte bu coğrafyanın da ötesinde kitlelerce kabul görmüş, umut olmuştur. “Nohut, Fasuliye” diyerek, gerçekleri kitlelerin gözünden uzak tutma anlayışınızı anlamış değiliz. Küçümsediğiniz o fasuliye ve nohut iktidar yürüyüşümüzde önemli bir yer tutmaktadırlar. Stratejik düşlerimiz, hedeflerimiz olan kolektifizmin, ortak üretimin, ortak paylaşımın ve ihtiyaçlara göre şekillenmenin ön adımlarıdır. Tüm ezilen kesimlerce kabul gören bu uygulamanın eksik ve gediklerini gidererek yolumıuza devam etmemizi, genişleyerek yaygınlaştırmamızı, “bir Dersim yetmez, bin Dersim gerek” şiarımıza uygun hareket tarızmızdan vaz geçmemizi kimin bizden isteme hakkı olabilir. Bizler nasıl ki ulusların kendi kaderlerini tayin hakkına müdahale hakkımızın olmadığı bilincinde isek, dostlarımız da sosyalistlerin iktidar yürüşlerine müdahale etme hklarının olmadığı bilincinde olmalılar.

 

Sonuç olarak, bu mücadele sürecinde, faşist devlet yönetimlerinin alternetifi olarak ve devrimin bir adım öne çıkmasında rol oynayacak olan yerel yönetimlerdeki halkın alternatif yönetim şekilini birfiil pratikte halka göstermek adına, sosyalistlerin kendi politikalarını hayata geçirme çabaları onların vazgeçilmez görev ve sorumlulukları arasındadır. Halkın söz, yetki ve karar hakının geliştirilip genişletilmesi devrimin bir adım ilerletilmesinin vesilesi olacaksa komünistler bunu hayata geçirmekte en ufak bir tereddüt duymazlar. Bu asla halk saflarındaki dostlarına karşı zarar verici bir tutum değil, tam aksine onların lehine, çıkar ve menfaatlerine olan bir tutum olur. Tamda bu anlayış içinde hareket eden SMF’nin tüm adaylarını desteklemek, dolayısıyla halkı söz, yetki ve karar sahibi kılmak için çıkılan yolda yürümek ADHK ve bileşenleri olan SYM ve ADKH’nın görev ve sorumlulukları içindedir. Aynı zamanda, adaylarımızın olmadığı yerlerde sosyalist, devrimci, yurtsever adayları desteklemek, onlarla omuz omuza olmak devrimci sorumluluğumuz gereğidir.

 

Kahrolsun Faşizm! Yaşasın Devrimci Dayanışma!

Faşizme, AKP/Erdoğan İktidarının Kayyumlarına Karşı Sosyalist Adayları Destekleyelim! Söz, Yetki, Karar Dersim Halkına!

 

ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu)

ADKH (Avrupa Demokratik Kadın Hareketi)

SYM (Sosyalist Gençlik Hareketi)