Birleşik Gençlik Meclisleri (BGM) İstanbul Kadıköy’de bulunan Beşiktaş İskelesi önünde, eğitimde her gün artarak devam eden eşitsizliğe, ayrımcılığa ve baskıcı politikalara karşı basın açıklaması gerçekleştirdi.  Açıklamaya HDP Milletvekili Musa Piroğlu’da katılarak bir konuşma yaptı.

“Önlem yok faşizm var bu sisteme mecbur değiliz” pankartının taşındığı eylemde sık sık birleşik mücadele sloganları atıldı.

Pandemi sürecinde faşizmin saldırılarını, kapitalizmin krizin faturasını emekçilere ödetmesini ve gençlerin işsizliğe mahkûm edilişine dikkat çeken BGM özetle şu ifadelere yer verdi;

“Faşist devlet işçilere sürü bağışıklığı mantığı uyguluyor”

“Emperyalist-kapitalist sistemin ekonomik ve siyasi krizi giderek derinleşmektedir. Toplumun tüm kesimlerini derinden etkileyen pandemi her geçen gün toplumsal çelişkileri daha da keskinleştirmektedir. Pandenin insanlığı tehdit eden bir durum haline gelmesiyle birlikte geleceksizleşmenin, işsizliğin, yoksulluğun, intiharların, geçinememenin had safhada olduğunu görebiliyoruz. Yaşadığımız topraklarda emekçiler, gençler, kadınlar, Lgbti+ bireyler, sermayenin acı reçetesini ödüyor. Bugüne kadar pandeminin önünün alınmamasının en büyük sebeplerinden biri de ekonomi çarklarının asla durdurulmamasıdır.

Faşist devletin temsilcilerinin açıklaması “Her ne olursa olsun üretim ve tedarik zincirinin durdurulmayacağı” şeklindeydi. Üretim merkezlerini kapatmayarak “ölen ölür kalan sahalar bizimdir” mantığı ile hareket eden iktidar emekçilere tam anlamıyla sürü bağışıklığı uygulamaktadır.”

“Pandemi saldırılar için bahane”

“Yaşamın bütün alanlarını etkileyen bu virüs faşist, ırkçı, gerici iktidarlar için bir fırsata dönüşmüştür. Faşist iktidar pandemiyi bahane ederek işçi eylemlerini, grevlerini yasaklamaktadır. Aynı zamanda kadınlara ve Lgbti+bireylerine, biz gençlere saldırıları daha da yoğunlaştı. Basın açıklamalarımızı, eylemlerimizi yasaklıyor, pandemiyi bahane göstererek de saldırı gerçekleştiriyor.

Özellikle Türkiye ve Kürdistan’da faşist iktidar pandemi sürecini yönetememektedir ve hergün binlerce vaka, yüzlerce ölüm olmasına rağmen bunun üstünü örtmekte herhangi bir sakınca görmemektedir. Şimdi de tekrar sokağa çıkma yasaklarının başlaması bu süreci yönetemediklerinin kanıtıdır.

Yönetemiyorsunuz! Çünkü işçiden, emekçiden, halktan aldığınız vergileri yandaşlarınıza ve kendi faşist sisteminizi sürdürmek için kullandınız. Kasım ayında 131 Milyar lira olan İşsizlik Fonu’nun 124 Milyar lirasını “farklı alanlar” adı altında yandaşlara aktardınız. Ekonomi-eğitim-sağlık alanında tamamen bir başarısızlık karnesi çıkarıp, işçileri, öğrencileri, sağlıkçıları ve bütün halkı bir uçurumun kenarına getirdiniz. “

“Üretim alanları çalışma kamplarına döndü”

“Yönetemiyorsunuz! Çünkü sokağa çıkmayı yasaklıyorsunuz, ama 4 milyon işsizin ne ile yaşamını idame ettireceğini düşünmüyorsunuz. İnsanlar açken, ödemelerini yapamazken sizin söylediğiniz gibi keyif çaylarını yudumlayamıyor. Tekstil işçisi, fabrika işçisi, inşaat işçisi, herhangi bir tedbir alınmaksızın acımasızca çalıştırılıyor. Hatta birçok işletme kelimenin gerçek anlamında üretim alanlarını çalışma kamplarına dönüştürmüştür. Tıpkı Dardanelde olduğu gibi.

Buradan tekrar soruyoruz: Amaç virüsün yayılmasını önlemek ise neden işçiler emekçiler bu yasaklar kapsamına girmiyor? İnsan sağlığı ve canı patronların rantından, karından daha mı değersiz?

Evet yönetemiyorsunuz dedik.

Yönetemiyorsunuz! Çünkü şu anda binlerce öğrenci uzaktan eğitim sistemini kullanamamakta. Bilgisayarı veya  interneti olmadığı için EBA’ya giremiyor ve eğitimini alamıyor. Sürekli çöken EBA sisteminiz gibi sizin de çöküşünüzün yakın olduğunu bilin!

Pandemi süreci ile birlikte genç işsizlik oranları da muazzam bir şekilde arttı. %30’ları aşan genç işsizliğin olduğu bir ortamda gençliğin yaşadığı psikolojik, ekonomik, sosyal yıkımın ne denli büyük olduğunu bir de sizler düşünün! “

“Boyun eğmeyeceğiz”

“Biz gençleri geleceksizliğe ve yıkıma mahkûm eden bu düzeninizden hesap soracak; sokaklarda, meydanlarda, işyerlerinde, olduğumuz her yerde başkaldıracağız! Evine bir ekmek götüremediği için intihar edenler, kirasını ödeyemediği için canına kıyanların sesi olacağımızı buradan haykırmak istiyoruz!

Virüsü bahane ederek eylem ve etkinlik yasağı getiren, ama tacizciyi, tecavüzcüyü ve çeteleri serbest bırakan faşist iktidar devrimcileri, sosyalistleri yurtseverleri, demokratları her gün operasyonlar yapıp tutuklamakta ve cezaevlerine göndermektedir.

Korkuyor muyuz? HAYIR! Boyun eğecek miyiz? HAYIR! Asıl korkan faşist iktidar olduğu için bizi evlere tıkmaya çalışıyor. Ancak başaramayacaklar! Gençlik susmadı, susmayacak. Makul gençleriniz olmadık, olmayacağız. Korkuyorsunuz, korkularınızı örgütlü mücadelemizle gerçeğe çevirmeye devam edeceğiz. Gençliğin birleşik mücadelesiyle faşizm virüsünü yenecek ve kazanan mutlaka biz olacağız!”