Direnenler BMG’nin Örgütlediği Forumda Buluştu!

Birleşik Mücadele Güçleri (BMG), “Yolsuzluğa, işsizliğe karşı birleşirsek kazanırız” şiarıyla Kartal’da bulunan Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde halk forumu düzenledi.  Foruma, Türkiye ve Kürdistan kentlerinden yıl boyunca sokak ve meydanlarda olan birçok kişi katıldı. Katılımcılar arasında Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018’de AKP’li Milletvekili İbrahim Halil Yıldız, koruma ve yakınları tarafından katledilen Şenyaşar ailesi adına Ferit Şenyaşar, Cumartesi Anneleri, tutsak yakınları, direnen işçiler, ve üniversiteli öğrenciler yer aldı.

Forumun düzenlendiği salona, “Savaşa, işgale, tecride karşı birleşirsek kazanırız”, “Kadın katliamlarına karşı birleşirsek kazanırız” ve “Emek sömürüsüne karşı birleşirsek kazanırız” yazılı pankartlar asıldı.

Devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenler anısına saygı duruşu yapıldı bu sırada hep bir ağızdan Adnan Yücel’in “Biz Kazanacağız” şiiri okundu. BMG’nin mücadelesini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.

BMG: Ezilenlerin sesi olmaya çalışmaya devam ediyoruz

Ağustos ayında başlayan “Birleşirsek kazanırız” kampanyasının son adımı olan halk forumunda Birleşik Mücadele Güçleri (BMG) adına açılış konuşması yapıldı. BMG adına yapılan konuşmada, “Bu zamana kadar devrimciler, yurtseverler birçok kez birçok farklı yöntemle, birçok hedef etrafında mücadeleyi deniyor. Bir süredir bir fiil devam eden devrimci kavga birlikte mücadelenin sayısız deneyimiyle dolu. Bu deneyimlerden çıkarılan derslerle, tam da bugün yarının değil bugünün ihtiyacı olarak sokaklarda, okullarda, fabrikalarda, atölyelerde antifaşist, antiemperyalist bir mücadelenin ihtiyacı olarak doğdu BMG. Yoksulların, işsizlerin, emekçilerin, kadıların LGBTİ+’ların yoksul Kürt halkının, Alevilerin, ezilen ve sömürülen her kesimin ihtiyacı olarak doğdu BMG. Bu yüzdendir ki ezilen sömürülen her kesimin sesi olmaya çalıştı çalışmaya da devam ediyor” denildi.

“Birleşirsek kazanırız” şiarının bir sözden ziyade bugünün ihtiyacı olduğu vurgulanan konuşma şöyle devam etti: “Birleşik Mücadele Güçleri yarını bugünden özgürleştirme iddiasıyla çıktığı bu yolda tüm yoldaşlarıyla birlikte elele verecek, kuruluşunu ilan ettiği Şubat ayından bu yana sokaklarda süre giden kavgaları büyütme umuduyla yan yana yürümeye devam edeceğiz. Geride bıraktığımız yıl yeni yılın nasıl geçeceğine dair bize güzel bir örnek sundu. En koyu karanlıklardan doğacak güneşi birlikte karşılamak umuduyla mücadele ve zafer dolu bir yıl dileğiyle herkesi saygıyla selamlıyoruz.”

TDİ: Birlikte hareket etmeliyiz

Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ) adına Hıdır Sabur söz aldı. “Birleşmeliyiz, birlik olmalıyız, birlikte hareket etmeliyiz” diyen Sabur, yeni yılda yapılan zamlara dikkat çekti. Türkiye’nin bir hapishaneye çevrildiğini belirten Sabur, devletin bedel ödetmeye çalışan bir halk olarak hiçbir yerde kendilerine hak tanınmadığını kaydetti. Herkesin yasalar önünde eşit olduğunu vurgulayan Anayasa’nın 10. maddesine işaret eden Sabur, siyasi tutsaklara uygulanan hak gasplarını hatırlattı. Oluşturulan “gözlem kurullarıyla” tutsakların tahliyesinin engellendiğini vurgulayan Sabur, “Cezaevlerinde, geçen hafta 8 tutsak cenazesi birden geldi. Biz TDİ olarak önümüze bir kampanya koyduk, hasta tutsaklar serbest bırakılsın, infaz yakmalara son. Çeşitli yerlerde basın açıklamaları yaptık, içerideki tutsakların sesi olmaya çalıştık. Şunu diyoruz, yaşam hakkı kutsaldır” diye konuştu.

Anayasanın yoksullara işlemediğini belirten Sabur, “Birleşik olmalıyız, birlikte hareket etmeliyiz” sözünü yineledi.

‘İşçi sınıfının birleşik mücadele zeminini kurmak zorundayız’

Bir yıldır Sinbo’da direnişte olan Dilber Türker işçi ve emekçilere yönelik gerçekleşen saldırılara dikkat çekti. Sermaye ve devletin işçi ve emekçilerin örgütsüzlüğünden faydalandığının altını çizen Türker, “Bizler bu karanlığı parçalamak zorundayız. Birlikte mücadele etmezsek hiçbir şekilde bir takım hakları kazanamayız. Bugün hak kazanmak bir yana mevcut haklarımıza saldırıyorlar. İşçi sınıfının birleşik mücadele zeminin kurmak ve mücadele etmek zorundayız” dedi.

İstanbul KHK’liler Platformu’ndan Ömer Karakaya da KHK zulmüne karşı direndiklerini söyledi. Muhalefet partilerinin seçim odaklı kendileriyle görüştüğünü söyleyen Karakaya, mücadele ve dayanışma çağrısı yaptı.

‘Mücadelemiz devam ediyor’

Kağıt toplayarak geçimlerini sağlayan geri dönüşüm işçileri adına yapılan konuşmada 23 Ağustos’ta gerçekleşen belediyenin saldırısını hatırlattı. Konuşmada, “Arkadaşlarımız bir iki ay çalışamadı. Tutuklu arkadaşlarımız serbest bırakıldı. Mücadelemiz devam ediyor” diye konuştu.

BGM: Devrim dışında çaremiz yok

Birleşik Gençlik Meclisi (BGM) adına yapılan konuşmada da birleşik mücadeleyi seçmelerinin nedeni şöyle açıklandı: “Kürt halkının bu topraklardaki ezilmişliğine, ulusal olarak inkar edilmesine, asimilasyona karşıyız. İşçi sınıfının özgür olmasını istiyoruz. Kadınların, LGBTİ+’ların özgür olmasını istiyoruz. Gençler olarak bir geleceğimiz olsun istiyoruz ve devrim dışında da bir çaremizin olmadığını biliyoruz.”

Çepni: İktidarın krizinin yaratıcıları direnenlerdir

Söz alan HDP Milletvekili Murat Çepni, direnenlerin ne yapmak gerektiğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Faşizmin Erdoğan ve saray ortaklığı aracılığıyla yeni tipte kendisini örgütlediğini kaydeden Çepni, “Bunun karşısında ezilenlerin de kendilerini tartışmasız bir biçimde örgütlemesi lazım. Önümüzde duran büyük görev tam olarak bu. Geçtiğimiz yılların çetelesini tutarken faşizmin saldırılarının altını kalın kalın çizdik. Ancak bu tarih aynı zamanda direnenlerin tarihi, bugün sarayı krize sokan şeyin burada ifade edilen direnişler olduğunun altını çizmek lazım. Bu krizin yaratıcıları bizleriz, bu krizin yaratıcıları direnenlerdir. Direnenlere selam olsun” vurgusu yaptı.

“Birleşirsek kazanırız” şiarının anlamına işaret eden Çepni, şöyle devam etti: “Bugün güncel olarak yaşadıklarımızla, stratejik olanın birliğini kurmayı kastediyoruz. Yani halkların demokratik özgürlükçü alternatifini kurmayı kastediyoruz. Birleşelim derken bugün Kürt halkının mücadelesini, işçi sınıfının iş ve emek mücadelesinin olmazsa olmaz birleşikliğinden bahsediyoruz.

Şenyaşar: 3 buçuk yıldır mücadele ediyoruz, 300 günü yansıdı

Urfa’nın Suruç ilçesinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısında babası ve iki kardeşi katledilen ve kendi de yaralı kurtulan Ferit Şenyaşar da forumda söz aldı. Urfa Adliyesi önünde başlattıkları Adalet Nöbeti’nin 300. gününde olduklarını dile getiren Şenyaşar, “Bu olayı yapan iktidar partisinin vekilidir. Bundan dolayı hem katliama uğradık hem de yaşadığımız yeri terk ettik” dedi.

Hükümetin katliamı gerçekleştirenlerden yana olduğunu ve AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendilerini hedef gösteren sözlerini hatırlatan Şenyaşar, mücadelelerinin üç buçuk yıldır devam ettiğini ancak 300 gününün medyaya yansıdığını kaydetti.

‘Nöbet sahiplenildikçe müdahale arttı’

Adalet Sarayı önünde sürdürdükleri nöbete işaret eden Şenyaşar, “Tarihin sıfır noktası Göbekli Tepe var. Biz buna ekleme yaparak tarihin sıfır noktası Urfa Adliyesi önünde diye söylem geliştirdik” dedi. İlk başlarda başlattıkları eyleme kimsenin müdahale etmediğini ifade eden Şenyaşar, daha sonra nöbetlerinin sahiplenmesi ardından müdahalelerin başladığını kaydetti.  Şenyaşar, “Denemedikleri yöntem bırakmadılar. 5 defa gözaltına alındık. Bir gün hücrede kaldık. Pankart açtığımız için para cezası verildi. İki defa kolluk kuvvetleri tarafından saldırıya maruz kaldık” diye konuştu.

Annesi Emine Şenyaşar hakkında açılan 12 soruşturmadan 3’ünün davaya dönüştüğünü anımsatan Şenyaşar, “Annem kendisine yöneltilen tüm suçlamaları kabul ediyor. Cezaları da kabul ediyor” diye ifadelerde bulundu. Nöbetlerinin dayanışma ile sürdüğünü ve her gün daha da büyüdüğüne dikkati çeken Şenyaşar, Yusuf adında görme problemi olan birinin iki defadır kendileri ile dayanışmaya geldiğini ve bu nedenle kendisine selam göndermek istediğini söyledi.

‘Bu suçu bir kere daha işliyorum’

AKP’nin içinde bazı milletvekillerinin yaşanan hukuksuzluktan yakındıklarını ve gidermek için çaba gösterdiklerini söyleyen Şenyaşar,  sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu milletvekilleri ‘saraydan’ korktukları için arka planda bizlerle görüşüyorlar. Bu ifadeyi kullandığım için hakkımda soruşturma başlatıldı. Cumhurbaşkanı’na hakaretten ifadem alındı. Eğer AKP’li milletvekillerinin ‘saraydan’ korktuklarını söylemek suç ise ben bu suçu bir kere daha işliyorum.”

‘Mücadelemiz, halkların kardeşliği içindir’

Verdikleri adalet mücadelesinin sadece kendileri için olmadığını söyleyen Şenyaşar, son olarak “Bu mücadelemiz haksızlığa karşı bir mücadeledir. Bu mücadele dini kullanarak halkı sömürenlere karşı bir mücadeledir. Bizim mücadelemiz halka kuru ekmeği heba görüp 5 yerden maaş alan yetkililere karşıdır. Bizim mücadelemiz kendisi sarayda oturup halkı sokakta yatanlara karşıdır. Bizim mücadelemiz hasta tutsaklar içindir. Bizim mücadelemiz siyasi tutsaklar içindir. Bizim mücadelemiz bir gecede bir kişinin ağzından çıkan kelimeyle milyonları KHK ile işten atanlara karşıdır. Bizim mücadelemiz halkların kardeşliği içindir” diye konuştu.

Forum, Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) ve Grup Vardiya’nın müzik dinletisi ardından son buldu.

 

Gazete Patika